• Canlı Destek

    LiveZilla Live Help

  • Alışveriş Sepeti

    Alışveriş sepetinizde
    ürün bulunmamaktadır.

  • odakoutdoor







  • Kullanıcı Menusu
    Kullanıcı Adı :  
    Şifre :  
       Beni Hatırla  
         
    [ Yeni Üyelik ] - [ Şifremi Unuttum ]
  • Sayfalar
    Kargo ve Teslimat
    Üyelik
    Nasıl Üye Girişi Yaparım
    Sipariş Öncesi
    Garanti
    Sipariş Takibi
    Ödemeler
    İade ve İptal
    Arıza
    Dinamik İp Özellikleri
    Cressi Sub Ölçülendirme Tablosu
    Satış Sözleşmesi
  • Döviz Kurları
    EURO :1,93 TL
    USD :1,51 TL
    Son Güncelleme
    2010-09-04 13:02:14
  • Haber Listesi
    Haber listemize kaydolarak tüm yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.
    Adınız :  
    Emailiniz :  
         
  • Faydalı Bilgiler

    İlk Yardım
    Faydalı Bilgiler
    Yürüyüş
    Yiyecekler
    Giyim
    Sırt Çantası
    Çadır

    Uyku Tulumu
    Dağcılık
    Kampçılık
    Gore-Tex Nedir?

  • Buff
  • Trabzon 2011

  • odakCAMP Outdoor Okulu
Faydalı Bilgiler
SU
Su kadar önemli başka bir şey yoktur.Vücudumuzun % 70 sudur.Bir insan düzenli ve minimum miktarda su almaz ise , o insanın hızlı ve verimli olmasını bekleyemezsiniz.
SUYU NEREDE BULABİLİRİZ ?
Pek çok yerde yüzey suyu bulmak mümkün değildir.Doğada su ararken memeli hayvanlara ve kuşlara dikkat etmemiz gerekir.Bu hayvanların çoğu bizler gibi hergün su içmek zorundadırlar.Vahşi hayvanların ayak izlerinin yoğunlaşması suya giden hayvanları işaret edebilir.Genellikle düz araziden yükselen kayalık tepelerin yamaçları su bulma ihtimalini artırır.Bu gibi yerlerde bulunan yeşil bitkiler suyun varlığını gösterebilir.Yoğun yeşil bitkilerin dibinde nemli toprak varsa uygun yeri kazdığımızda suyu ulaşabiliriz.Kazdığımız yerden su çıktığı taktirde ilk bulanık suyun atılmasından sonra gelen su temiz olacaktır.
1-)Sabahları güneş doğmadan çimenler üzerinde biriken çiğ damlaları ince bir bez vasıtası ile toplanarak ve bez yeterince ıslandığında bir kaba sıkılarak gerekli su temin edilebilir.
2-) Doğada dar ve güneş almayan derin kaya yarıklarının içinde su bulunabilir.
3-) Kurumuş görünen dere yataklarının zemininde kum altında su olabilir.Dere yatağının bir engel veya bir kaya ile karşılaştığı bölümüm ön tarafı kazılarak su bulunabilir.
4-) Tam tersine arazi çok ıslak ve bulunduğumuz yer bataklık olabilir.Suyun biraz ötesine kazacağımız çukura dolan su ilk başta bulanık olabilir.Beklediğimizde su berraklaşacaktır.
5-) Deniz kıyısında ve geniş bir kumsalda isek,denizden karaya doğru enaz 100 metre ileride kumu kazdığımızda az tuzlu ama içilebilir su buluruz.
Yenen kar, aksine susuzluğa neden olur.Bunun için karı elimizde sıkarak eriyen kar suyunu içmek gerekir.
SU İMBİĞİ
xsu014.jpg
Su İmbiği en kurak ortamlarda bile çalışan bir sistemdir.Bu sistem için 180x180 plastik örtü,bir kap ve ince hortum gereklidir.Ağız genişliği 100 cm ve derinliği 70 cm olan bir çukur kazılır.Çukur dibine bir kova ve bu kovanın içinden gelen yaklaşık 150 cm plastik borunun ucu çukur dışına alınır.Bu çukurun üstüne dibe kadar inen bir naylon örtü serilir.Çukurun kenarında naylon örtünün üzerine toprak yığılır.Naylon örtünün su kabının tam üstüne gelen kısmına bir taş konur.Güneş doğduğunda hava ısınırken, henüz serin olan topraktan çıkan buhar naylonun altında damlalaşır.Su damlaları büyüdükçe aşağı kayıp aşağıdaki kaba damlarlar.Geceleyin hava soğurken henüz sıcak olan zeminden çıkan buhar yoğunlaşarak kaba damlar.Böylece gündüz ve gece su toplama imkanı olur.Geceleri gündüze göre daha az su birikir.Biriken su plastik borudan emilerek alınır.Plastik borunun amacı düzeneği bozmadan sürekli su almak içindir.

ATEŞ
Doğadaki yaşam mücadelesinde sudan sonra en gerekli olan şey ateşdir.
ATEŞ NASIL YAKILIR ?
Ateşin oluşabilmesi için kıvılcım veya çok yoğun ısı ve bunların hemen tutuşturabileceği kav denilen malzemeye ihtiyacımız vardır.Ateşin yakılmasında iyi havanın önemi inkar edilemez.İyi havalarda edineceğimiz ateş yakma deneyleri ile ancak yağmurlu ve nemli havalarda bunu başarabiliriz.Tabiattan ateş yakabilmemiz için gereken malzemeleri kolaylıkla bulabiliriz.
KAV
Bir kıvılcımla dahi kolayca tutuşabilecek malzemedir.Hafif , gevşek ve kuru ağaç kabukları,kuru otlardan ince ve küçük parçalar,kuru yosunlar,küçük kuş yuvalarındaki tüyler ve çeşitli kuru bitki lifleri kav için idealdir.Kav bulamadığımız taktirde kuru pamuklu giysilerimizi ince liflere ayırarak elde edeceğimiz pamuk yığını iyi bir kavdır.Kuru gazete kağıdı lifleride bir kavdır.Benzin,fişek veya mermi mühimmatıda dikkatli kullanılırsa iyi bir tutuşturucudur.
KAVIN TUTUŞTURULMASI
Hazırladığıız kavı eğer elimizde bir parça çelik(cep çakısı gibi) var ise doğada sık bulunan çakmaktaşına vurarak çıkan kıvılcımla tutuşturabiliriz.Bu kıvılcımla en iyi pamuk tutuşmaktadır.Hafif yanmayı yavaş üfleyerek desteklemek gerekir. İnce kenarlı bir mercek ile güneş ışınlarını kav üzerinde odaklayarak kavı tutuşturabiliriz. Elimizde bir akü var ise,kablolarını birbirine değdirerek elde ettiğimiz kıvılcım ile kavı(eğer benzini tutuşturmak istiyorsanız çok dikkatli olun ve çok az miktar kullanın) tutuşturabiliriz.
ATEŞİ KURARKEN KULLANILACAK MALZEME VE SIRASI
Ateşi kurarken öncelikle kavdan başlarız.Kav iyice tutuştuğunda üstüne ölü yapraklar,yaprak sapları ve çok ince dal parçaları koyarız.Bunlar tutuştuğunda ateşi çöktürmeden üstüne kızılderili çadırı şeklinde küçük dal parçaları koyarız.Bunlar yanarken ana yakıtımız olan kuru kalın dalları koyarız.Eğer ateş sabaha kadar muhafaza edilecek ise kalın kütüğü ucundan ateşe yerleştiririz.
- İlk olarak kav konur.
- Çıra olarak adlandıracağımız malzeme.Ölü yapraklar,çok ince dallar.
- Küçük dallar konur.
- Orta kalınlıkta olan dallar.
- Ana yakıtımız olan dallar.
- Gece ateşi için kütükler.

İŞARET VERME
Doğada kaybolduğumuzda bizleri arayanlara bir şekilde varlığımızı ve yerimizi göstermemiz gerekmektedir.Üstelik siz veya bir başkası yaralı olabilir.Yaralı kişilere acil yardım gerekebilir.Bu durumda arayanlara yerimizi belli etmek zorundayız.Havadan yapılan aramalarda siz arayanları net bir şekilde görmenize rağmen,onların sizleri mevcut doğal şekillerden ayırması oldukça zordur.Giymiş olduğunuz parlak ve göz alıcı renkler ihtiva eden giysiler doğada farkedilmenizi kolaylaştıracaktır.Tersi giysilerinizin renginin çevre ile uyumlu olması halinde sizi farketmeleri imkansız hale gelecektir.Doğa gezilerinde yanınızda küçük bir yaşam kurtarma çantası bulundurmanız çok yararlı olacaktır.Bu çantada bulunduracağınız bir lamba,bir düdük gerektiğinde yaşamınızı kurtarabilir.Dağlarda sizi arayanlara sesinizi iletmeniz çok zordur ve ses uzun mesafelere ulaşmamaktadır.Bir çok dağ yöresinde insanlar ıslıkla vadiden vadiye işaretleşmektedirler.Islık çalmayıda öğrenmek gereklidir.Yanınızda bulunduracağınız bir düdükle çok uzak mesafelere işaretinizi iletebilirsiniz.
ATEŞ İLE İŞARET VERME
Ateş ile arayanlara işaret vermek mümkündür.Dünyada bir şeyin eşkenar üçgen şeklinde yerleştirilmesi İMDAT anlamındadır.Önceden hazırladığınız kenarları 30 metre olan eşkenar üçgenin köşelerinde yer alan odun yığınlarını uçak veya helikopterin sesini duyunca ateşlemeniz yerinizi belli edecektir.
Yaktığınız bir ateşin üzerine gündüz ıslak ot atmanız bol duman elde etmenizi sağlar.Uzak mesafelerde bu duman farkedilebilir.Geceleyin yakacağınız ateşte yerinizi belli edebilir. Yanınızda işaret fişeği varsa yerinizi belli etmeniz çok daha kolaylaşacaktır.
DAĞDA KURTARMA KODLARI
Her tekrar arasında bir dakika ara verilmelidir.
Mesaj : S O S (İMDAT)
İşaret Fişeği : Kırmızı
Ses Sinyali : 3 Kısa - 3 Uzun - 3 Kısa
Işık Sinyali : 3 Kısa Işık - 3 Uzun Işık - 3 Kısa Işık

Mesaj : YARDIMA İHTİYACIMIZ VAR
İşaret Fişeği : Kırmızı
Ses Sinyali : 6 Kez Çok Kısa Aralıklarla kuvvetli ses
Işık Sinyali : 6 Kez Çok Kısa Aralıklarla Işık
Mesaj : MESAJ ANLAŞILDI
İşaret Fişeği : Beyaz
Ses Sinyali : 3 Kez Çok Kısa Aralıklarla kuvvetli ses
Işık Sinyali : 3 Kez Çok Kısa Aralıklarla Işık
AYNA İLE İŞARET VERME
İşaret aynasının her iki tarafıda aynadır ve ortasında delik bulunur.Böyle bir aynaya sahip değil isek her iki yüzüde parlak bir saç parçası,üzeri folyo kaplanmış bir ağaç parçası da işimizi görür.Bu metaryellerinin üzerine bir delik açmak gereklidir.Bu ayna yardımı ile bir uçağa veya helikoptere işaret verebiliriz.
Aynayı yüzümüze 7-8 cm yaklaştırırız.Ortasındaki delikten, işaret vermek istediğimiz uçağa veya bir tepeye nişan alırız.Bu işlem için işaret verilecek objenin güneşe yaklaşması gereklidir.Nişan aldığımızda delikten geçen güneş huzmesi yüzümüze bir nokta şeklinde gelir.Biz bunu aynanın bize dönük yüzündeki görüntümüzün hayalinde görürüz.Dikkat edilecek husus şudur;nişan hattındaki objeyi kaybetmeden yüzümüze düşen güneş huzmesininin oluşturduğu ışıklı beneği aynayı yavaşça ekseninde oynatarak deliğin üzerine getirmeliyiz.Bunu yaptığımızda ayna güneşten gelen ışıkları yansıtarak hedef aldığımız öbjeye gönderecektir.Pozisyonu bozmadan ve hedefi kaçırmadan,ışığın delikten ayrılmasına müsaade etmeden ayna titretilirse hedefteki kişi parlayıp sönen kuvvetli bir yansıma görecektir.Yanıp sönmesi yansımanın herhangi bir cisimden gelen bir yansıma olmadığını ve birinin işaret verdiğini o kişiye gösterecektir.
MORS ALFABESİ İLE MESAJ
Mors Alfabesi kullanarak mesaj iletmek mümkündür.Bir lambayı kısa veya uzun yakarak mesaj oluşturulabilir.Aşağıda mors alfabesini görmektesiniz.
is08.jpg
Mors Sinyali Gönderilmesi
* Tek kelime gibi gönderin ve ara vermeyin.
AAAAA *-Çağrı.Mesajım Var.
AAA *- Cümle Sonu.
EEEEE *- Hata.
AR - Mesaj Sonu.
Mors Sinyali Alınması
* Tek kelime gibi gönderin ve ara vermeyin.
TTTTT *-Sizi Dinliyorum.
K - Hazırım.Mesajı Gönderin.
T - Cümle Alındı.
IMI *- Tekrar Edin.Anlıyamadım.
R - Mesaj Alındı.
YÖN BULMA
(1) Güneş ve sopa usulü
a. Yere güneşli bir havada 50- cm.lik bir kazık çakılır.

b. Kazık gölgesinin ucu işaretlenir.

c. Gölge 20 cm.lik hareket yapıncaya kadar en az 10 - 15 dk. Beklenir.

d. Gölgenin ucu ikinci tekrar işaretlenir.

e. İşaretlenen iki uç bir doğru çizgi ile birleştirilir.

f. Bu doğru doğu-batı istikametini gösterir.

g. İlk işaretin daima batıyı göstereceği unutulmamalı.
(2) Güneş saat usulü
a. Güneşli havada akreple güneşe nişan alınır.

b. Akrep ile 12 arası açı ortayı güneyi gösterir.
(3) Güneşin durumuna göre yön tayini
a. Güneş sabah 06.00 da doğudadır.

b. Güneş saat 09.00 güneydoğudadır.

c. Güneş saat 12.00 da güneydedir.

d. Güneş saat 15.00 da Güney batıdadır

e. Güneş saat 18.00 da batıda olur.

(4) Kutup yıldızı ile yön tayini
a. Büyük ayı yıldız topluluğu bulunur.

b. Büyük ayının son iki yıldızı arsı mesafe ölçülür.

c. Bulunan aralığın 5 katı kadar mesafe kadar 6-7 nci yıldız istikametine paralel gidildiğinde parlak bir yıldız görülür.

d. Bu parlak yıldız KUTUP YILDIZI bunun gösterdiği istikamet KUZEY dir.
(5) Pusula usulü
a. Pusula yere paralel tutulur

b. Puslanın N yazan ucu kuzeyi, S yazan ucu güneyi gösterir.
(6) Özel işaretlerle yön tayini usulü
a. Minare kapıları GÜNEY istikametindedir.

b. Müslüman mezar başları BATI istikametindedir.

c. Ağaçların yosunlu tarafı KUZEY istikametindedir.

ç. Karıncalar yuva yaparken çıkardığı toprağı yuvanın KUZEY istikametine yığar.

DOĞADA GÜVENLİK
Güvenli bir doğa yürüyüşü yapmak, aşağıda belirtilen ilkelere uyularak daha zevkli hale getirilebilir
1. Planlar, harita ve krokiler üzerinde not edilmeli, harita ve pusula kullanılması öğrenilmelidir.

2. Tamamen, olgunlaşmadan büyük etkinliklere katılmamalı, aşa­malı olarak ilerlenmelidir.

3. Yeterli tecrübe kazanana kadar başkalarının rehberliğinde hareket edilmelidir.

4. En kötü koşullar ve olaylarla karşılaşılacakmış gibi malzeme ve önlem alınmalıdır.

5. Hazırlanmak için zaman ayrılmalı, düzenli hareket edilmeli, za­man boşa harcanmamalıdır.

6. Hava gözlenmeli, çok kısa zamanda değişeceği göz önüne alın­malı, geri dönmek için acele edilmemelidir.

7. Kaybolma olursa telaşa kapılmamalı, yer saptanıp sakince dö­nülmelidir.

8. Taş atılmamalı ve kaya yuvarlamaktan kaçınılmalıdır.

9. Giderken, yer, zaman, dönüş tarihi ilgili yerlere bildirilmeli, dö­nüşte de haber verilmelidir.

10.Gerektiğinde dönmesini bilmek ise önemli bir olgudur. Bu ted­birler yer, zaman ve yürüyüş tipine göre çoğaltılabilir. Ancak, et­kinliği fazla kırtasiyeye boğmakta gereksizdir.
DOĞADAKİ BELLİ BAŞLI TEHLİKELER
1. Kişisel Hatalar
a) Fizik ve moral eksikliği.
b) Teknik ve deneyim eksikliği.
c) Antrenman eksikliği.
d) Kötü malzeme.
e) Düşme.
f) Hastalık
2. Doğanın Meydana Getirdiği Tehlikeler
a) Taş-kaya düşmesi.
b) Taş ve kar çığları.
c) Kar bloku.
d) Şimşekli fırtınalar, yıldırım düşmesi, heyelan ve diğer bu türdeki tehlikeler.
e) Sis
f) Soğuk
g) Karanlık
Tehlikeyi sezmek, hazırlıklı olmak ve ona karşı tedbir almak risk faktörünü azaltacaktır. Bu da kişisel ve örgütsel yardımı gerektirmektedir. Her ne olursa olsun güvenlik ilkeleri ışığında hareket edilmeli, ilk yardım ve kurtarma konularında temel olarak bilgi sahibi olunmalıdır.
KAMP ALANLARI
Orman alanlarında kamp yapılabilmesi için o alanın herhangi bir statü ile ilan ve tescil edilmiş olması zorunludur. Gerek 2873 sayılı Milli Parklar Kanununun 3'üncü maddesi kapsamında ilan edilen; gerekse 6831 sayılı Orman Kanununun 25'inci Maddesi kapsamında belirlenen A ve B Tipi Mesire yerlerinde, kamp yapılmasına izin verilmektedir.
Çadırlı kamp yapılabilen milli park ve tabiat parkları aşağıda belirtilmiştir.
- Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı
- Kabatepe Kamp Alanı (Çanakkale-Eceabat)
- Beydağları Sahil Milli Parkı, Göynük Kanyonu ve Kındıl Çeşme Kamp Alanları (Antalya-Kemer)
- Uludağ Milli Parkı - Sarıalan ve Çobankaya Kamp Alanları (Bursa)
- Yedigöller Milli Parkı (Bolu)
- Ölüdeniz-Kıdrak Tabiat Parkı -(Muğla-Fethiye)
Kamp yapmak için izinleri, Çevre ve Orman Bakanlığı müdürlüklerinden almanız gerekmektedir.
ÇEŞİTLİ
BİVAK YAPARKEN
Planlı ve plansız bivak arasında çok fark vardır. Planlanmış bir bivak için, bivak torbası, uyku tulumu, mat, fazladan yiyecek ve içecek, ocak, ye­mek takımı gibi dağcılık ve kamp malzemelerine gereksinim duyulmaktadır. Acil bir durumda iseniz yanınızdakilerle yetinmek zorundasınız.

Acil bir durumda taşınacak malzeme, yürüyüş türüne, mevsime ve grubun durumuna göre ayarlanır. Deneyimsiz bir grubun liderinin görevi, güvenliği sağlamak açısında deneyimli bir grubun liderinden daha zordur. Bivak yapmak, bazen önceden düşünülmemiş olabilir. Olumsuz durumlarla karşılaşmamak için yanımıza şu malzemelerin bulunmasında yarar vardır; Bivak torbası, başlık, eldiven, uzun konçlu çoraplar, altımıza sermek için bir bez yada mat, alt üst rüzgarlık, yiyecek ve içecekler.

Eğer bivak yaptığınız yer sadece oturmaya uygunsa, lokal donma riskini azaltmak için sürekli pozisyonunuzu değiştirin. (Böylece vücudunuzun farklı bölgelerindeki kan dolaşımını kısıtlamamış olursunuz.)

Bacaklarınız eğer aşağıya doğru sarkıyorlarsa bir askı ile bacaklarınızı destekleyin.

Eğer lokal donma ve/veya hipotermia riski yoksa uyumaya çalışın.

Lokal donma ve/veya hipotermia riski varsa ne olursa olsun uyumayın. Bacaklara, ayaklara ve ayak parmaklarına masaj yapın.

Bivak torbasının içindeyken mum veya Esbit ocağı gibi bir şey yakarken torbayı yakmamaya ve içeride hava dolaşımı olmasına dikkat edin.

Sıvı kaybınızı karşılamak ve böylece lokal donma ve hipotermia riskinizi azaltmak için mutlaka sıvı alın. Elektrolitli içecekler özellikle daha sonraki performansınıza da olumlu etkide bulunacaklardır.

Eğer varsa kuru iç çamaşırı ve çoraplar giyin.

Eğer bivak torbanız nefes alamayan bir kumaştan yapılmışsa içerideki su buharının dışarı çıkabilmesi için mutlaka bivak torbasını havalandırın. Buna rağmen içerideki eşyalarınız nemleneceğinden bazı eşyaları çantanızın içinde koruyun.

Eğer bivak torbanız nefes alamayan bir kumaştan yapılmışsa mümkün olduğunca dış kumaşı su geçirmez bir malzemeden yapılmamış tüy dolgulu malzemeler kullanmayın.

Mümkünse ıslak giysilerinizi tulumun içine alarak ya da kuru giysilerinizin üzerine giyerek kurutmaya çalışın.

Eğer çok nemli değillerse meslerinizi çıkarmayın fakat ayağınızdaki kan dolaşımını sağlamak için mutlaka bağcıklarını gevşetin. Bazı ekstrem durumlarda bivak torbasına ayakkabılarınızla girmeniz gerekebilir. Bu durumlarda da ayakkabılarınızın bağcıklarını gevşetmeyi unutmayın.

Partnerinizin durumunu ara sıra kontrol edin. Neşelenmeye çalışın.

Unutmayın günün en soğuk zamanı gün doğumunun hemen öncesidir.

Eğer her hangi bir şekilde düşme riskiniz varsa emniyet kolonunuzla emniyete girin.

Hava koşullarının ne kadar kötü olma şansı varsa kendinizi daha rahat bir bivak yeri hazırlamaya o kadar zorlamalısınız. Böylece hem zaman daha çabuk geçecektir hem de hareket sizi ısıtacaktır.
ÇADIRINIZ YOKSA NE YAPMALISINIZ ?
Doğa etkinlikerinde çadır her zaman bulunmalıdır. Ancak bir terslik olduğunda yada çadır alınmadığında baraka, mağara, sığınak, mevsim kış ise kar mağarası ve kar kulübesi gibi yerlerde kamp kurulabilir. Bunların hepsi geçici çözümlerdir ve zor durumlarda yapılmalıdır.
EĞER KAYBOLURSANIZ !
Dur
Eğer durumunuz sizi huzursuz ediyorsa hemen durun ve daha fazla ilerlemeyin. Tabi paniklememelisiniz de. Genç ve tecrübesiz kişilere kaybolduklarını hissettiklerinde durmaları gerektiği öğretilmelidir. Özellikle yurtdışında çocuklar için kullanılan "Bir ağaca sarıl" deyimi oldukça faydalı bir tavsiyedir. Bu kural, bulunduğunuz yer potansiyel tehlikelere açıksa (çığ, sel, heyelan, yıldırım) ya da grubunuzdan birinin tıbbi yardıma ihtiyacı varsa değişir. Çoğu zaman 10`a kadar saymak ve bir miktar sıvı ve yiyecek almak bakış açınızı tazeler ve durumunuzu daha iyi değerlendirebilmenizi sağlar.
Düşün
En son ne zaman ve nerede tam olarak nerede olduğunuzu biliyordunuz? O noktaya geri dönebilir misiniz? Etrafta yol ya da patika gibi nerede olduğunuz belirleyebilecek noktalar var mı? Eğer nerede olduğunuzu bildiğiniz noktaya geri dönebiliyorsanız o noktaya dönün ve seçeneklerinizi tekrar değerlendirin.

Gözlemle
Tüm algılarınızı alarma geçirin. Bulunduğunuz noktaya gelirken geçtiğiniz belirgin doğa şekillerini hatırlamaya çalışın. Bunları nerede olduğunu bildiğiniz son noktaya geri dönmek için kullanabilir misiniz? Eğer yapabiliyorsanız o noktaya dönün. O noktadan yolunuzu tekrar çıkarabiliyorsanız devam edin. Yapamıyorsanız durun. Bir arama ekibi sizi aramak için harekete geçtiğinde sizi ilk arayacakları yer planladığınız rota olacaktır. Bu rotadan ne kadar uzaklaşırsanız bulunmanız o kadar zor olur. Etrafınızda işinize yarayabilecek şeyler ya da sakınmanız gereken potansiyel tehlikeler var mı? Hava ne zaman kararacak ve hava nasıl? Eğer rotanız ile ilgili kimseye haber bırakmadıysanız seçeneklerinizi tekrar
değerlendirin. Uzun da olsa hangi yöne doğru ilerlerseniz kesinlikle tanıyacağınız bir noktaya çıkarsınız? Yakınlarınızda yönünü bildiğiniz bir köy, yol ya de akarsu var mı?
Planla
Başkalarıyla beraberseniz ortak bir plan yapın. Yaptığınız plan mantıklı gözüküyorsa uygulamaya geçin. Yaptığınız planı uygularken koşullar değişirse (örn. ani bir sağanak yağmur) durun ve durumunuzu tekrar değerlendirin.
Eğer ana yol gibi belirgin bir şeye yakın olduğunuzu ve hangi yönde olduğunu tam olarak biliyorsanız kalan gün ışığını da değerlendirerek o noktaya doğru gidebilirsiniz.
OCAKLAR
ESPİT OCAKLARI :

Adını ocağa veren dumansız olarak yanan küçük tabletlerdir. Görünüşte basit sisteme sahip bu ocakta bu tabletler yandığında yüksek derecede ısı verirler. Kapalı bir mekanda yakıldığında nemle birleşip oluşturduğu ağır koku yüzünden pek tercih edilmezler. Tabletleri bulmak güç olduğu gibi kışın kullanmak için gerektiğinden fazla espit (hexamine) tabletlerine ihtiyaç vardır. Gereksiz yere ağırlık taşımak zorunda kalırız. Ancak birazda ısınmak için kullanılırlar. Dışarıda yakıldığında rüzgardan korunaklı bir yerde kullanmak gerekir çünkü rüzgar ısı kaybını dolayısıyla yakıt tüketimini 2-3 kat artırır. Bu bütün ocaklar için geçerli olaydır.

BÜTAN GAZ:

Sıkıştırılmış sıvı bütan gaz yakan bu ocakların çalıştırılmaları çok basittir. Ancak düşük basınçlarda deposundaki gazın ısı kuvveti düşer. Kartujlar halinde olan tüpleri ana gövdedeki özel iğne vasıtasıyla delinerek aynı evlerimizdeki tüp gazlar gibi çalışır. Bu kartujun yanma süresi ortalama 3 saattir bu kış kamplarında ve yüksek irtifada daha da azalıyor. Bütan gaz ocaklarının temiz ve sorunsuz olmaları bir avantaj olmasına karşın, uzun süreli faaliyetlerde çok sayıda yedek tüp kartujuna ihtiyaç duyulması da dezavantajdır. Kartuşun daha uzun yanmasını istiyorsak ya kılıflar içi de yada çoraplar içinde taşımalıyız. Depo ne kadar sıcak tutulursa içindeki gazın o kadar çok yandığı görülür.

ALKOL (İspirto) OCAKLARI:

Bir çok dağcı tarafından kullanılan ispirto ocağı (trangia) ispirto ve alkolle yanabilir. Özel bir yemek seti içinde gizlenen bu ocakta 2 küçük tava, tencere, kapak ve asıl ocağın olduğu özel muhafaza yeri vardır. Ucuz taklitlerini bulmak veya yapmak kolaydır. Çok kısa sürede yüksek ısı üreten bu ocağın tek handikapı yanma süresinin kısalığıdır. Kullanılan yakıtın oranı çadır dolu dağcı sayısının artmasıyla artar. Çadır içinde devrildiğinde yayılan ateşin çadırı yakma olasılığı çok yüksektir. Benzinli ocaklar ile karşılaştırıldığında artısı ve eksisi daha net görülür.

1,2 lt Hazır Su İçin

İspirto ocağı ® 15 dak ® 80 gram yakıt ile

Benzinli ocak ® 4 dak ® 14 gram yakıt harcayarak kaynatır.

İspirto ocağı daha çok yakıt ve zaman harcayarak kaynattığı suya benzinli ocak daha az yakıtla ve zamanda kaynatır.

BENZİN OCAKLARI:

Yüksek irtifada ve çok soğukta en güvenilir ve en iyi enerji veren ocaklar benzinli ocaklardır. Ayrıca yakıt temini yönünden de Türkiye şartlarında en kolay bulunabilen yakıt benzindir. Kullandığımız ocağı çok iyi tanımalıyız. Kullandığımız ocak çok basit ve çok güçlü olmalıdır. Dağ şartlarında temizlemek gerektiğinde en kısa sürede tekrar en iyi randımanı verecek niteliğe sahip olmalıdır. Kullandığımız ocak ya bizim kontrolümüz altında rahatımız için güvenle çalışır yada kamp boyunca yanımızda bomba varmış gibi iğne üstünde dururuz. Yeni aldığımız ocağı dağa götürmeden önce bilen birisiyle mutlaka şehirde kullanmalı, nasıl sökülüp temizlendiğini öğrenmeliyiz.

Kampta iki kişiye bir ocak yeterlidir. Ancak ocağın bozulup ta tamir edilememesi durumu büyük sıkıntılar doğuracağından birde yedek ocak almakta fayda vardır. Yüksek irtifada ve hava soğuksa oksijen azlığı ve ısı kaybı sebebiyle kardan su hazırlanması ve suyun ısıtılması çok zaman alır. Kış tırmanışlarında adam başına düşen günde 0,5 lt bezin yeterlidir. Hava şartları yukarıda anlatıldığı nedenlerle yakıt harcamasını arttır. Yakıtın biraz daha fazla olması bizim rahatımız açısından avantajlıdır. Yedek benzinlerde yedek MSR depolarında taşınmalıdır. Diğer depolardan daha güvenilirdir. Yakıt kokusunu dışarı vermezler, basınca ve ısıya karşı dayanıklıdırlar.

0 m su 100 oC kaynar 1 dakikada pişirirken,

300 m su 90 oC kaynar 3.8 dakikada pişirirken,

700 m su 80 oC kaynar 13.0 dakikada pişirir.

Bundan dolayı dağcı yükseldikçe harcayacağı yakıt miktarı artar. Tırmanış stilimize ve bütçemize en uygun ocağı seçmek bizim elimizdedir. Nasılsa bölgelerin depolarından veya federasyondan her istediğimiz malzeme veriliyor diye şahsi malzeme almak saçmalıktır.

Özellikle malzemelerini ortak kullanan gruplarda malzemenin temiz bırakılmama sorunu çoktur. Bu en çok ocaklarda olur. Ya temiz bırakılmaz yada bir malzeme kaybolur.

Hiç haber vermeden o malzeme depoya bırakılır. Daha sonraki kamplarda bir başka kişi çalışıyor diye denemeden, kontrol etmeden malzemeyi direkt dağa götürür. Eğer yardım etmeden ocağı tamir ederse şanslıdır.

Yeni aldığımız daha önce kullanmadıysak mutlaka kullanma kılavuzuna uygun hareket etmeliyiz. O malzemenin en iyi randıman vermesi için gereken her şey orada yazar.
OCAKLARIN KULLANIMI
Her ocağın alındıktan sonra en uygun kullanımı için kullanma kılavuzunu okumanız en doğrusudur. Bakımının yapılması konusunda ,da bu kılavuzlarda detaylı bilgi bulabilirsiniz. Genel olarak farklı ocakların kullanımları ile ilgili açıklamalar aşağıda anlatılmaya çalışılmıştır.
Ocak Kullanırken Dikkat Edilmesi Gerekenler
Sıvı yakıtlar ve bunların buharları tehlikelidir. Ocaklara yakıt doldururken ocağın sıcak olmadığından ve etrafta açık alev olmadığından emin olun. Ayrıca pompalı ocaklarda yakıt tankı içindeki basıncı ocak soğuduktan sonra boşaltmanız faydalıdır.
Çoğu çadır ve uyku tulumları yanıcıdır ve tehlike anında bunların içinden hızlı bir şekilde çıkmak çok zordur. Ocaklardan kaynaklanan kazalar az olsa da bu kazaların sonuçları çok ciddidir. Ocakları kullanmadan önce mutlaka kullanma talimatını okuyunuz ve dağda kullanmadan önce mutlaka açık havada kullanıp nasıl çalıştığını öğreniniz. Eğer ocak kullanımına yabancıysanız ocağı çadırın içinde kesinlikle kullanmayınız. Ocakları çadırın içinde kullanmak tavsiye edilmese de bazı durumlarda bu kaçınılmazdır. Ocağı çadırın içinde kullanmanız şartsa bile yakma işlemini mutlaka çadırın dışında yapmalısınız. Çadırda kullanmak için gaz ve alkol ocakları benzin ocaklarına göre daha uygundur. Bu yüzden kış faaliyetlerine bir benzinli, birde alkol ya da gaz ocağı götürülebilir. Tüm ocaklar oksijen kullanır ve bu yüzden tamamen kapalı yerlerde kullanılmamalıdırlar. Ocaktan sağlanan ısının daha verimli kullanılması için ısıtılan kabın kapağı mutlaka kapanmalıdır. Ayrıca rüzgar da ocakların verimini azaltan faktörlerden biridir. Alkol ocakları dışındaki ocakları rüzgardan korumak gerekir. Bunun için sert bir alüminyum folyo kullanılabilir.
Ocaklar Hakkında Genel Bilgiler
Ocakların performansları genelde 10°C'deki bir litre suyu aynı hava sıcaklığında kaç dakikada kaynattıklarına bakılarak karşılaştırılır. Benzin ocaklarında bu süre 4 ile 7 dakika arasında değişir. Alkol ve Camping Gaz ocaklarında ise bu süre 15 dakika civarındadır. Propan karıştırılmış bütan ocaklarında ise bu süre 5 ile 9 dakika arasında değişmektedir. 2 - 3 dakikalık farkların çok önemli olmadığı düşünülebilir fakat soğuk bir havada, yüksek irtifada su yapmak için kar erittiğimizi düşünürsek bu fark daha açıklık kazanacaktır. Bildiğiniz gibi yükseklik arttıkça kaynama derecesi düşer bu da yemeklerin pişme süresini arttırır. Aşağıdaki tabloda deniz seviyesinde bir dakikada pişen bir şeyin çeşitli yüksekliklerde ne kadar zamanda piştiği gösterilmiştir.
ocak.jpg
ENERJİ KORUNUMU
Soğuk maddelerle temas yolu

Rüzgar ile (konveksiyon),

Terleme - soluma yolu

Vücudun açıkta kalan yerlerinden ışıma ile.
Bu yollarla enerji kaybını önlemek için en iyi çözüm uygun giyinmektir.
Soğuk maddelere çıplak elle temas edilmemelidir. Özellikle soğuk havalarda vücudumuzda açık bölgelerin mümkün olduğunca az olmasını sağlarız.
Terleme yoluyla ısı kaybetmemek için ısıyı koruyabilen fakat bu işlevine karşılık olabildiğince ince olan giyim malzemelerini kat kat giyiniriz. Terlemeye başladığımızda üzerimizden bir kat çıkarır, üşüdüğümüzde ise bir kat giyiniriz.( bu malzeme listesinde de belirtilmiştir.)Bu nedenle yürüyüş sırasında giyinmek ve soyunmaktan üşenmemeli. Bizim en önemli amacımız terlemek olduğuna göre çıkışa üşüyerek başlamalıyız. Sonra ısındığınızı göreceksiniz. Molalarda üzerinize hemen bir şey alın ki eğer teriniz var ise soğumasın.
Tüm bunlar ısı kayıplarını önleme yanında hazırlanan sıcak sıvıların alımı, yitirilmiş bu enerjiyi telafi edecektir. Dağda günlük ihtiyaç 1.5 litreden 4 - 4.5 litreye kadar fırlayabilir. O halde bizim görevimiz bol bol sıcak sıvı almaktır. Dikkat edilmesi gereken, alınan sıvı çok sıcak olduğunda vücut onu kullanılabilir bir sıcaklığa indirmek için ayrıca bir enerji harcamaktadır. Alınan çok soğuk sıvı da vücut içi denge gereği hemen böbreklerden dışarı atılır yani vücut tarafından kullanılamaz. Bu durumda içeceğimiz sıvının sıcaklığı 50-60 derece civarı olmalıdır.
Bu tür sıvılar besleyici de olmalıdırlar ve yürüyüş sırasında bulundurulması da iyi olur. Tuluma girmeden önce iki bardak sıcak sıvı gece üşümemizi engelleyecektir. Nedeni ise almış olduğumuz enerjinin tulumumuzu ısı yolu ile ısıtmasıdır.
Yatmadan önce tuvalet ihtiyacı mutlaka giderilmelidir. Çünkü kasılan kaslar da oldukça ciddi enerji kaybına yol açmaktadır. Ayrıca vücut sidik torbasını ısıtmak için enerji harcar,ve bu harcanan enerji bizim ısı kaybetmemizi sağlar.( Çişi gelen bir kimsenin üşümesinin sebebi budur.) .Gece uyurken de bu ihtiyaçlarınızı mutlaka giderin!!. En iyi uyku tulumu bile yakıtsız çalışmaz. Siz tulumun içinde kendinizi ısıttığınıza göre yakıt yemek olmaktadır. Akşam yatmadan önce iyi bir ziyafet çekin.
10+ HAYATİ MALZEME
10+ hayati malzeme doğada içinizin daha huzurlu olabilmesiyle ilgilidir. Doğada yaptığınız aktivitelerin çoğunda bu malzemelere ihtiyaç duymazsınız. Fakat beklenmedik bir şey olduğunda bu malzemelerin yanınızda olması çok faydalı olacak ve bu malzemeler belki de hayatınızı kurtaracaktır. Kısa aktivitelerde bile her doğa severin yanında bulundurması gereken temel malzemeler aşağıdadır.
1. Harita (tercihen su geçirmez bir kılıf içinde)
2. Pusula (mümkünse ek olarak bir adet GPS)
3. Ekstra giyecek
4. Ekstra yiyecek ve su
5. İlk yardım çantası
6. Kafa feneri ya da fener (yedek pilleriyle)
7. Kibrit (su geçirmez bir kutuda)
8. Ateş başlatıcı (kibriti destekleyici)
9. Bıçak (ya da çok amaçlı çakı)
10. Güneş gözlüğü
11. Güneş kremi
12. Su filtresi (ya da suyu dezenfekte etmek için başka bir yöntem)
13. Düdük
14. Bivak torbası ya da space blanket
YABANİ HAYVANLAR
AYILAR
Türkiye' de çoğunlukla Kahverengi Ayılar bulunmaktadır ve en çok bulunan yer Uludağ / Bursa' dır. Ormanlık, dağlık, stepleri ve açık alanları severler. Dağlarda da yüksek rakımları tercih ederler. Sadece Trakya bölgesinde görülmezler.
1.5 m .den 3 m .ye kadar boylara kadar ulaşırlar. Haziran ve Temmuz aylarında çiftleşirler 9 aya yakın hamilelik süreleri vardır. Sebze, meyve, bal ve balık başlıca gıdalarıdır.
Meraklı hayvanlardır. Zekidirler. Asla gereksiz yere hiçbir canlıya saldırmazlar. Özellikle İnsanlardan genelde uzak dururlar. Yavrularını ve yuvasını korumak için savunma maksatlı saldırırlar. Aç bile olsalar kolay kolay insanlara saldırmazlar. Yeter ki bölgesinden uzak durulsun ya da kendisinin uzaklaşmasına fırsat verilsin. Bu sebepten beklenmedik durumlardan, habersiz yaklaşmalardan, sinsi hareketlerden hoşlanmazlar. Ayıların bulunduğu bir bölgede iseniz kesinlikle varlığınızı belli edin. Grup olarak ve sesli hareket edin. Sık çalıklar arasında seyahat etmekten de kaçının, çünkü bir anda karşınıza çıkabilirler. Kısacası sesinizle, görüntünüzle ve kokunuzla varlığınızı bilmeli. İnsanlar gibi yol ve patikaları kullandığı için aynı yol ve patikaları kullanmamaya, bölgelerinde kamp kurmamaya dikkat edin.
Eski bir deyişe göre; '' Ormanda çamın bir iğne yaprağı düştüğünde bunu bir kuş görür, bir geyik duyar ve bir ayı koklar '' yani ayılar en iyi koku almada iyidirler. Yuvasını ve yavrularını tüm gücüyle ve acımasızca korurlar. Bu nedenle bir ayıya ve bölgesine yaklaşmamaya gayret edin. Kendi bölgesi dışında karşılaşırsanız, onu görmemiş gibi davranın ve oradan uzaklaşın. Zaten o da oradan uzaklaşacaktır. Koşmayın, arkanızı dönün ve uzaklaşın. Çok hızlıdırlar ve asla kaçamazsınız.
İlk hareketi genellikle ayağa kalkıp, havayı koklamak ve kulaklarını size dikmesi olur. Bu sizi tanımaya çalışmak istemesidir. Hatta size yaklaşıp sizi koklamaya bile kalkabilir. Onunla konuşun, tehlike görmezse sizden uzaklaşacaktır. Sizde geri dönün ve yürüyün. Yok eğer diş gösterip, kulaklarını geriye atmışsa, kızmıştır ve büyük ihtimal size gövde gösterip, saldıracaktır. Dikkatlice uzaklaşın ve saldırması kesinleştiğinde yanınızda bulunan bir eşyayı ona bırakıp, en yakın ağaca tırmanın ve gitmesini bekleyin. Isırmak yerine pençe atarlar bu da daha az yaralayıcı olacaktır. Siyah Ayılar ağacı yıkmaya, sallamaya, hatta tırmanmaya çalışacaklarından ağaç siyah ayılar için çare olmamaktadır.


Bir Ayı İle Karşılaşırsanız:

*** Varlığınızı gösterin. Sizi bilsin.
*** Bölgeden sakin bir şekilde uzaklaşmaya başlayın ve onu kışkırtmayın.
*** Uzaklaşmasını sağlayın ve asla savunmaya veya saldırıya geçmeyin.
*** Yaklaşırsa onunla konuşmaya çalışın. Ayağa kalkması merak işaretidir.
*** Peşinizden gelirse durun ve yere oturun. Nasıl olsa kaçamazsınız.
*** Korkmadığınızı hissettirin, her şeye rağmen saldırgan tutum takınırsa ve saldırganca üzerinize yürürse gerekirse ona bağırın ve sizde saldırganlaşın.
*** Size ilk etapta hafifçe vuracaktır, hemen yere düşün ve ölü taklidi yapın. Cenin pozisyonu alın. Hareket etmeyin ve gitmesini bekleyin, yoksa oradan ayrılmayacaktır.
*** İlk saldırı maksatlı pençe darbesi hafif yaralar, genellikle öldürücü davranmazlar.
*** Saldırısı kesilmezse siz daha saldırgan olun ve savaşın.
*** Geceleyin saldırırsa yapacağınız tek şey kaçıp kurtulmaktır. Ya da savaşmaktır. Siz onun için ya bir avsınız, ya da ailesi için bir tehdit.
Yiyeceklerinizi açıkta tutmayın ve kamp yapıyorsanız çadırınızda bulundurmayın.
KÖPEKLER
Ayılarda olduğu gibi davranılır. Yalnız onlar daha çevik ve daha inatçıdırlar. Aç bir vahşi köpek tam olarak saldırgandır ve istisnasız kurtuluş yoksa onu bertaraf etmeye, taşla sopayla kaçırmaya, gerekirse öldürmeye çalışmak gerekir.
Köpekle karşılaşmada bilinen ve oldukça etkili olan ilk yöntem, köpekten korktuğunuzu belli etmemeniz ve kaçmamanız. Köpek bunu fark edecek ve duraksama eğilimi gösterecektir. Yanınızda götüreceğiniz köpek bisküvileri işe yarayacaktır. Ama bu sefer sizi bırakmamak gibi bir durum söz konusu olabilir. En etkili çözüm uzun menzilli biber gazı spreyleridir. Yanınıza alacağınız çocukların kullandığı torpiller de işe yarar, korkup kaçarlar. Ama yangın tehlikesine dikkat edin.
DOMUZLAR
50 Kg .dan 300 Kg .a kadar ağırlıkta ve 180 c.ye kadar boyda bulunabilmektedirler. Derileri oldukça kalın ve yağlıdır. Tüyleri serttir. Fırça yapımında da kullanılmaktadır.
Yaban domuzu hemen hemen her yerde bulunmasına karşın, daha çok fundalık, nemli orman ve sık çalılıklarda görülür. Sıcağa karşı dayanıksızdırlar. Güneş çarpmasından da etkilenirler. Bu da yazın onlarla karşılaşma ihtimalimizi ortadan kaldırmaktadır. Ancak çok soğuk kış şartlarında çok uzun mesafeler gidebildikleri bir gerçektir. Koku alma duyuları çok gelişmiştir. Havayı koklayarak tehlikeyi sezebilirler. Et ve ot her şeyi yerler. Erkek yaban domuzlarının dişleri bıçak kadar keskindir, dişlerini sürekli bilinçli keskinleştirme özellikleri vardır. Dişleri mikrop taşıdığı için açtıkları yaralar da azar. Domuzların en sık görüldükleri saatler sabah çok erken ve gece saatleridir.
Domuzların en kızgın dönemleri çiftleşme zamanlarıdır. Özellikle erkekleri son derece saldırgandır. Çiftleşme, hamilelik ve yavruların sütten kesilme süreleri boyunca erkek ve dişi çok tehlikelidirler. Erkeklerine Azılı, dişerine Skrofa, yavrularına Potnak derler.


Bir domuzla karşılaşıldığında ne yapmalıdır?

*** Yaralı domuzla karşılaştığınızda en yakın ağaca çıkmaya çalışın.
*** Çok seri ve çeviktir dikkatli olun. Grup olarak kalın.
*** Köpek gibi ısırma özelliği vardır dikkatli olun.
*** Taş atmak veya başka şekilde kaçırmak mümkün değildir.
*** Dolaştığınız yerlerde taze ayak izlerine rastlarsanız oradan uzaklaşın. Ayılar bile yaklaşmaz.
Ayılarda olduğu gibi gürültülü davranışlarda bulunun.
YILANLAR
Türkiye' de bulunan yılanların hemen hemen hepsi Engerek türüdür.

Ülkemizde Boynuzlu Engerek, Kara Engerek, Koca Engerek, Küçük Engerek ve Şeritli Engerek olmak üzere 5 tür bulunur.

Boynuzlu Engerek ( vipera ammodytes )

Boynuzlu Engerek , Marmara, Ege ve Akdeniz bölgeleriyle Anadolu' nun kuzey kesimlerine yayılmıştır. Genellikle çalılık ve taşlık bölgelerde bulunan Engerekler, çalılara ve alçak boylu ağaçlara tırmanabilirler. Uzunluğu 50 - 60 cm.dir. Erkekleri 90 cm . boya erişebilir. Burnunun ucunda kalkık bir çıkıntı bulunur.

Kara Engerek , Türkiye' nin yalnızca Doğu Karadeniz bölgesinde bulunur.

Koca Engerek , Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgeleri ile Adana yöresinde yaşar. Ovalarda, ormansız ve taşlık dağ eteklerinde barınır. Türkiye' de yaşayan en iri ve kalın türdür.
Küçük Engerek , Türkiye'nin kuzeydoğu kesimlerinde ve Antalya yöresinde bulunur. Terkedilmiş yapılarda, tarlalarda ve bahçe aralarında rastlanır. Uzunluğu 40 - 50 cm.dir. Soluk kahverengi, sarımsı ya da zeytin yeşili sırtında boğumlu ve keskin kenarlı esmer kahverengi bir bant bulunur.
Şeritli Engerek , Marmara, Ege, Akdeniz, İç ve Güney Anadolu olarak oldukça geniş bölge yayılımı olan bu tür, genel olarak dağlık bölgelerin ormansız ve taşlık kesimlerinde bulunur.
Engereğin ısırdığı yerde aralarının açıklığı 1 cm . olan iki diş izi bulunur.
Engerek ısırdığında ani ve şiddetli bir ağrıya, sokma yerinin şişmesine yol açar. Daha sonra gözbebekleri genişler, sokma yerinde kanamalar görülür. Sırasıyla bulantı, kusma, ishal, karın ağrısı, kalp atımlarında ve solunumda hızlanma ortaya çıkar.
Hastanın genel durumu o ana kadar vücuda karışan vücuda karışan zehir miktarına bağlıdır.


Yılana Karşı Alınacak Önlemler:

1- Bulunduğu bilinen bölgelerde çizme ya da postal gibi uzun konçlu botlar giyilmelidir. Asla şortla dolaşmamalıdır.
2- İlerlerken önümüzde olan uzun çalılık ve otlar baton veya bir sopa yardımı ile aralanarak ilerlemelidir.
3- Yoğun bulundukları bölgelerde araç park ederken kapı ve pencereleri kısa süreli de olsa açık bırakılmamalıdır.
4- Yoğun bulundukları bölgelerde kamp kurmamalı kurulmuşsa bile çadırlar açık bırakılmamalı, açıkta yatılmamalıdır. Kampı kurarken de çadırlar kayalık, taş yığınlarına ve çalılık yakınlarına kurulmamalıdır.
5- Genellikle gece avlanmaya çıkacaklarından ateş için çalı çırpı toplamaya akşam saatlerinde çıkılmamalıdır.
6- Trekkinglerde dinlenme molalarında taş diplerine, çalı üstlerine ve yanlarına, kayalık aralarına oturmamalı, oturup kalkarken de dikkat etmelidir. Çantalarınızı kısa süre de olsa açık bırakılmamalı ve her zaman önünüzde tutmalı
odakoutdoor Dağcılık ve Doğa Sporları Gazipaşa Mh.Yavuz Selim Bulvarı No: 40 / A TRABZON
Telefon: 462 323 26 66 Faks: 462 323 26 76
GSM: 505 391 61 25  
- 532 661 66 12
www.odakoutdoor.com
destek@odakoutdoor.com



Bu site, IdeaSoft® Akıllı E-ticaret Sistemi ile hazırlanmıştır.